Manevi cihad
nedir, nasıl yapılmalıdır?
Geri dön
Manevi cihad,
bütün Müslümanların kendi nefsi arzularını
gemlemek amacıyla nefis ve şeytanın tuzak ve
hilelerine karşı mağlup olmamak için
yürüttükleri manevi bir savaştır. Manevi
mücahede, yada “Cihad-ı ekber” (en büyük
cihad) olarak da nitelendirilen manevi
cihadın amacı, her mümin için nefis ve
şeytan ile bir ömür boyu mücadele etmek,
nefsini kötülüklerden arındırarak, istikamet
çizgisinde halis bir kul, faydalı bir
Müslüman, faziletli ve kamil bir insan
olmaktır. Manevi cihad, iç dünyanın
tanzimine kuvvet vermektir. İçini kirden,
günahtan yıkamak ve bütün kötülüklerden
arınmaya çalışmaktır. Müminin kendi iç
dünyasını mamur ve müstakim kılmasını
amaçlayan manevi mücahede, kulluk görev ve
ciddiyeti ve insan olma sorumluluğudur.
Manevi mücahede, bütün Müslümanlar için
daimî bir farzdır. Manevi mücahede,
süreklilik içinde kulluk şuurunu icra etmeye
çalışmaktır. Manevi cihadın önemi Kur’an-ı
Kerim ve hadislerde açık bir şekilde
vurgulanmıştır. Hz. Muhammed (a.s.m.)
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hud Sûresi,
112) ayet-i kerimesi ile ilgili olarak “Hud
Sûresi beni ihtiyarlattı” ( Tirmizi, Tefsir,
sure 56) buyurarak, emr-i ilahi çizgisinde
istikameti muhafaza etmenin önemini ve
kulluk görevi ile ilgili hassasiyetini ifade
etmiştir.
Nitekim Kur’an-ı Kerimde “ Güneşe ve onun
aydınlığına, güneşi takip ettiğinde Ay’a,
onu açığa çıkardığında gündüze, onu
örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina
edene, yere ve onu yayıp döşeyene, nefse ve
ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve
kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki,
nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa
ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan
etmiştir.” ( Şems Sûresi,1-10) beyanıyla
Cenab-ı Hak kurtuluşa ermenin ancak nefsini
kötülüklerden çekmek ile mümkün olacağını
kasem (yemin) ile beyan buyurmaktadır.
Hz. Muhammed (a.s.m.) bir hadisinde “Mücahid
nefsiyle cihat edendir” (Tirmizi, “Feza’iü’l
cihad”2) buyurarak nefis ile mücadelenin
önemini belirtmiş, Cenab-ı Hak da, Kur’an-ı
Kerimde nefsin kötülük ve desiselerine
karşı: “ Muhakkak nefis daima kötülüğe sevk
eder” (Yusuf Sûresi,53), “Benim ayetlerimi,
az bir dünya menfaatiyle değiştirmeyin. Ve
yalnız benden korkun, yasaklarıma karşı
gelmekten sakının” (Bakara Sûresi, 41) emri
ile insanları ciddi bir şekilde ikaz
etmiştir. Bu ikaz ile birlikte arınmanın ve
temizlenmenin yollarını da göstermektedir :
“Nitekim kendi içinizden, size ayetlerimizi
okuyan, SİZİ TEMİZLEYEN, size kitabı ve
hikmeti getirip bilmediklerinizi öğreten bir
resul gönderdik.” (Bakara Sûresi,151)
Dinde muvaffakiyet, büyük ölçüde manevi
cihadda muvaffakiyet demektir Gerçekten
Allah’ın emirlerine uyma konusunda nefsi ile
cihad edemeyenin düşmanla cihat edemeyeceği
de açıktır.
Manevi mücahade yapan müminlere Yüce
Allah’ın yardım ve ihsanı vardır. Nitekim bu
hususu şu ayet-i kerime teyit etmektedir:
“Bizim uğrumuzda gayret gösterip mücahede
edenlere elbette muvaffakiyet yollarımızı
gösteririz. Muhakkak ki Allah iyi
davrananlarla beraberdir” (Ankebut Sûresi,
69). |
|
|
|
|