|
Peygamberimiz
Hz. Muhammed (sav)'in tüm insanlığa örnek
olan şefkati, merhameti ve müminlere olan
düşkünlüğü, çocuklara olan tavrında da çok
yoğun olarak görülmektedir. Peygamberimiz
(sav) hem kendi çocukları ve torunları hem
de ashabının çocukları ile çok yakından
ilgilenmiş, doğumlarından isimlerinin
konmasına, sağlıklarından ilimlerinin
artmasına, giyimlerinden oynadıkları
oyunlara kadar onlar için tavsiyelerde
bulunmuş, hatta bizzat yol göstermiş,
ilgilenmiştir.
Örneğin,
Peygamber Efendimiz, kızı Hz. Fatıma (ra)'ya,
her iki torununun doğumundan hemen önce"Doğum
olunca bana haber vermeden çocuğa hiçbir şey
yapmayın" diye tembihlemiştir.
Bebeklerin doğumundan sonra ise onların
beslenmelerini, bakımlarını ve nasıl
korunacaklarını bizzat göstererek
anlatmıştır.
Peygamberimiz
(sav) ayrıca, yeni doğan bebeklere,
çocuklarına, torunlarına ve ashabının
çocuklarına hep dua etmiştir. Onları
severken ya da onların oyunlarını izlerken,
onlar için Allah'tan hayırlı ve uzun bir
ömür, ilim, hikmet ve iman istemiştir.
Örneğin torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e
her vesilede dua etmiş ve bu duasının, Hz.
İbrahim'in Hz. İshak ve Hz. İsmail için
ettiği dua olduğunu belirtmiştir.
Ashabından İbn-i
Abbas (ra) çocukken Peygamberimiz (sav)'in
kendisine "Allah'ım buna hikmeti öğret" diye
dua ettiğini aktarır. Ashabından Enes (ra)'e
ise çocukluk döneminde, Allah'ın mal ve
evladını çok ve ömrünü uzun kılması ve
verdiklerinin Enes (ra) hakkında hayırlı ve
mübarek olması için dua etmiştir.
Peygamber
Efendimiz çocukların oyununa da çok önem
vermiş, hatta zaman zaman onlarla oyun
oynayarak ilgilenmiştir. Hz. Peygamber
(sav), "Çocuğu olan onunla çocuklaşsın"
diyerek, anne babalara çocuklarını bizzat
eğlendirmelerini tavsiye etmiştir.
Peygamberimiz (sav) çocukların yüzme, koşu,
güreş gibi oyun ve sporlarla meşgul
edilmelerini de tavsiye etmiş, hatta
torunlarını ve çevresindeki çocukları buna
teşvik etmiştir.
Birçok sahabe,
Peygamber Efendimizin çocukları nasıl
sevdiğini, onlarla nasıl ilgilendiğini ve
oyunlar oynadığını aktarmıştır. Bunlardan
bazıları şöyledir:
Hz. Enes (ra):
"Resulullah
aleyhissalatu vesselam çocuklarla
şakalaşmada insanların en önde olanıydı."
El Bera (ra):
"Peygamber
Sallallahu aleyhi ve sellemi Hasan omuzunda
iken gördüm…"
"Peygamberimiz
(sav) kızı Hz. Fatıma (ra)'ya şöyle derdi:
'Haydi şu oğullarımı (Hasan ve Hüseyin)
çağır bana!' Ondan sonra o ikisini göğsüne
basar, koklardı."
Ya'la İbnu
Mürre (ra) Peygamberimiz (sav)'in çocuklara
olan sevgisine, onlarla nasıl şakalaştığına
dair şunları anlatmıştır:
"Bir grup
ashab, Resulullah ile birlikte aleyhissalatu
vesselam'ın davet edildiği bir yemeğe
gittiler. Yolda torunu Hüseyin'e
rastladılar, çocuklarla oynuyordu.
"Resulullah
(sav) çocuğu görünce ilerleyip cemaatin
önüne geçip onu tutmak için ellerini açtı.
Çocuk ise sağa sola kaçmaya başladı.
Resulullah da onu takliden sağa sola
koşarak, tutuncaya kadar peşinde koştu.
Yakalayınca ellerinden birini çenesinin
altına diğerini de ensesine koyup öptü ve
'Hüseyin bendendir. Ben de Hüseyindenim. Kim
Hüseyin'i severse Allah da onu sevsin.
Hüseyin sıbtlardan bir sıbttır (torun)'
buyurdu."
Hz. Enes (ra)'in
bildirdiğine göre Resulullah (sav),
"dünyadaki iki reyhanım" dediği torunları
Hasan ve Hüseyin'i sık sık yanına çağırtıp
onları koklar ve bağrına basardı.
İbnu
Rebi'ati'ibni'l Haris (ra) diyor ki:
"Babam beni,
Abbas (ra)'da oğlu el-Fadl (ra)'ı
Resulullah'a gönderdi. Huzurlarına
girdiğimiz zaman bizi sağlı sollu oturttu ve
bizi öylesine sıkı kucakladı ki daha
kuvvetlisini görmedik."
Resulullah
(sav)çocuklara olan sevgisini gösterirken
sıkça onların başlarını okşardı ve onlara
hayır duaları ederdi. Örneğin Yusuf İbni
Abdillah İbni Selam (ra), "Hz. Peygamber
(sav) beni Yusuf diye isimlendirdi, başımı
okşadı" der. Amr İbnu Hureys (ra) ise
annesinin kendisini Hz. Peygamber (sav)'in
huzuruna götürdüğünü, Resulullah (sav)'ın
başını okşayıp bol rızka kavuşması için dua
ettiğini, Abdullah İbnu Utbe (ra) de
beş-altı yaşlarındayken Peygamberimiz
Efendimizin başını okşayarak, zürriyeti ve
bereketi için dua ettiğini
hatırlayabildiğini anlatır.
Hz. Muhammed
(sav)'in çocuklara gösterdiği ilgili ve
sevgi dolu tavrı, Ebu Hüreyre (ra) de şu
örneklerle anlatmıştır:
"Meyvenin ilk
çıkanı getirildiği zaman Resulullah (sav)
şöyle derdi: 'Allah'ım Bize, Medinemize,
meyvelerimize, müdd ve saımıza (yani
ölçeklerimize) kat kat bereket ver' diye dua
ederdi. Sonra meyveyi orada bulunan en küçük
yaştakine verirdi."
"Çocuğa karşı
yumuşak davranmak Allah Resulü'nün
adetlerindendi. Allah Resulü bir seferden
döndüklerinde çocuklar kendilerini
karşılarlardı. Allah Resulü de durur
sahabelerine çocukları kaldırmalarını
emrederdi. Onlar da çocukların kimini Allah
Resulü'nün önüne kimisini terkisine bindirir
ve bazılarını da kendileri bineklerine
alırlardı."
"Resulullah
(sav) Hz. Fatıma'nın evinin avlusuna geldi
ve oturdu. 'Burada çocuk var mıdır?' diye
sordu. Hz. Fatıma'nın çocuğu (Resulullah'ın
torunu), süratle koşarak geldi ve
Resulullah'ın boynuna sarıldı. Resulullah
çocuğu öptü."
"Çocuklarla o
kadar içice olmuştu ki, bir defasında yarış
yapan çocukları görmüştü de, onların
neşesine katılmak için birlikte koşmuştu."
Cabir İbnu
Semüre (ra) de aynı konuda şunları
anlatmıştır:
"Resulullah
aleyhissalatu vesselam'la birlikte ilk
namazı kıldım. Sonra aleyhissalatu vesselam
ehline gitti. Onunla ben de çıktım. Onu bir
kısım çocuklar karşıladı. Derken onların
yanaklarını bir bir okşamaya başladı. Benim
yanağımı da okşadı. Elinde bir serinlik ve
hoş bir koku hissettim."
Kız
çocuklarının doğar doğmaz öldürüldükleri bir
dönemde peygamber olarak görevlendirilen Hz.
Muhammed (sav), kız çocuklarını da erkek
çocuklardan ayırmamak gerektiğini, kız
çocuklarını öldürmenin günah olduğunu
bildirmiş, ve hepsine eşit sevgi ve ilgi
göstererek, topluma da güzel bir örnek
olmuştur. Peygamberimiz (sav)'in kız
çocuklarındaki güzel özellikleri vurguladığı
sözlerinden biri şudur:
"Kız ne güzel
evlattır. Şefkatli, yardımsever, munis,
kutlu ve analık duyguları ile doludur."
Peygamberimiz
(sav) sevgisini hem sözleriyle hem de
davranışlarıyla gösterirdi. Çocuklara onları
sevdiğini söylerdi.
Peygamber
Efendimiz, çocuklara olan şefkatinde hiçbir
ayırım gözetmezdi. Kendi çocuklarına ve
torunlarına gösterdiği sevgi ve merhametin
aynısını diğer Sahabî çocuklarına da
gösterirdi. Halid bin Said (ra),
Peygamberimiz (sav)'i ziyarete geldiğinde
yanında küçük kızı da vardı. Habeşistan'da
doğduğu için, Peygamberimiz (sav) ona ayrı
bir yakınlık gösterirdi. Bir seferinde
Peygamberimiz (sav)'in eline işlemeli bir
kumaş parçası geçmişti. Hz. Halid'in kızını
çağırttı ve ona verdi, sevindirdi.
Cemre o
sıralar küçük bir çocuktu. Babası alır, onu
Peygamberimiz (sav)'in huzuruna götürür,
derdi ki: "Yâ Resulallah, şu kızım için
Allah'a bereketle dua eder misiniz?"
Peygamber Efendimiz Cemre'yi kucağına
oturttu, elini başına koydu ve bereketle dua
buyurdu.
Peygamberimiz
(sav)'in yardımcısı Hz. Zeyd (ra)'in oğlu
Üsame (ra) Peygamber Efendimiz ile ilgili
şunları anlatmıştır:
"Resulullah
bir dizine beni, bir dizine de torunu
Hasan'ı oturtur; sonra ikimizi birden
bağrına basar ve 'Ya Rabbi, bunlara rahmet
et. Çünkü ben bunlara karşı merhametliyim'
diye dua ederdi."
Bazı kimseler,
Peygamberimiz (sav)'in çocuklarla oyun
oynamasını, onlarla ilgilenmesini
anlamıyorlardı. Bir defasında Akra bin Habis
(ra), Peygamberimiz (sav)'i, Hz. Hasan'ı
öperken gördü ve şöyle dedi:
"Benim on
çocuğum var. Şimdiye kadar hiçbirini
öpmedim." Bunun üzerine Peygamberimiz,
"Merhamet etmeyene merhamet olunmaz"
buyurdu."
Peygamber
Efendimiz mübarek evladı Hz. İbrahim'i de,
süt annesinin evinde sık sık ziyarete gider,
şefkat ve merhametini göstererek, başını
okşar, bağrına basardı. Peygamber
Efendimizin hizmetkarı Hz. Enes (ra), ilgili
bir hatırasını şöyle anlatır:
"Ben ev
halkına Resul-i Ekremden (sav) daha
şefkatli, daha merhametli davranan bir kimse
hayatımda görmedim. İbrahim, Medine'nin
Avali kısmında sütannesinin yanında
bulunurken, Peygamberimiz onu görmeye gider,
biz de beraberinde bulunurduk...
Peygamberimiz içeri girer, oğlunu alır,
öper, sonra dönerdi... Yine bir gün
gittiğimizde Resulullah çocuğunu getirtti,
bağrına bastı. Ona bazı sözler söyledi,
onunla konuştu."
Hazret-i Ali
anlatıyor:
"Peygamber
Efendimiz bize ziyarete gelmişti. O gece
bizde kaldı. Hasan ve Hüseyin de
uyuyorlardı. Bir ara Hasan su istedi.
Peygamberimiz hemen kalktı ve su kırbasından
bir bardak su aldı, çocuğa verdi…"
Peygamberimiz
(sav), ayrıca müminlere çocukları arasında
adaletle davranmalarını hatırlatmış ve şöyle
demiştir:
"Allah'tan
korkun. Çocuklarınızın size itaatli
olmalarını istediğiniz gibi siz de onların
aralarında adaletle davranınız."
"Allah öpücüğe
varıncaya kadar her hususta çocuklar
arasında adaletli davranmanızı sever"
Peygamberimiz
(sav) çocukların eğitilmeleri ve güzel ahlak
ile terbiye edilmeleri üzerinde de durmuş ve
bu konuda birçok tavsiyede bulunarak yol
göstermiştir. Peygamberimizin (sav) bu
konudaki sözlerinden bazıları şöyledir:
"Bir baba
çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras
bırakamaz."
"Çocuğun,
babası üzerindeki haklarından biri ismini ve
edebini güzel yapmasıdır."
"Çocuklarınıza
ikram edin ve terbiyelerini güzel yapın..."
Peygamberimiz
Hz. Muhammed (sav), her konuda olduğu gibi,
çocuklarla ilgilenmesi, onlara gösterdiği
sevgi ve şefkat ile müminlere en güzel
örnektir. Peygamberimiz (sav) "Küçüklerimize
şefkat etmeyen ... bizden değildir" diyerek,
çocuklara gösterilen şefkatin önemini
belirtmiştir. |