|
Peygamberimiz
(sav), çevresindeki Müslümanlarla çok
yakından ilgilenirdi. Onların her birinin
imanını, tavrını, temizliğini, neşesini,
sağlığını yakından takip ederdi. Her birinin
eksiklerini, ihtiyaçlarını gözetir, temin
edilmesini sağlardı. Onlarla olan
sohbetlerinde ise, onları çok hoş tutar,
gönüllerini alırdı. Sahabeler yanından neşe
ve huzur içinde ayrılırlardı.
En
yakınlarından biri olan Hz. Ali (ra),
Peygamberimiz (sav)'in sohbetlerindeki
ortamı ve sahabeleriyle olan ilişkisini
şöyle açıklamıştır:
"Resulullah insanların
eli en açık, gönlü en geniş ve şivesi en
düzgün olanı, yüklendiği işi en iyi şekilde
ifa edeni, en yumuşak huyluları ve sohbeti
en güzel olanıydı. Onu tanıyıp sohbetinde
bulunanlar ona severek sokulurdu. Onu
niteleyen: 'Ondan önce de ondan sonra da
onun gibisini görmedim' derdi. Ne zaman
kendisinden bir şey istense onu mutlaka
verirdi."
"(Birlikte)
oturduğu kimselerin her biriyle ilgilenir,
farklı muamele ettiği izlenimi vermezdi.
İhtiyacını gidermesi için onunla oturan veya
onu ayakta tutan kimseye karşı sabırlı olur,
o kişi ayrılmadıkça kendisi onu terk edip
ayrılmazdı."
"Ashabını
özler, (göremediği zaman) sorardı.
İnsanların durumlarının nasıl olduğunu,
işlerinin ne alemde olduğunu da sorardı.
Güzele güzel, çirkine çirkin derdi."
"Daima
doğruların yanındaydı, başkasını kabul
etmezdi. Yanına geçici olarak girerlerdi,
çıktıklarında mutmain olarak çıkarlardı.
Yanından birer delil ve kılavuz olarak
çıkarlardı."
Gelen
yabancıların aşırı ve mantık dışı
davranışlarını sabırla karşılardı. Ashab
bazen buna kızarlardı da o onları teskin
eder, şöyler derdi: "böyle kimseleri
gördüğünüzde onu irşad edin!"
"Kimsenin
sözünü kesmez, bitirinceye kadar beklerdi."
"... İnsanları
birbirine sevdirecek, birbirlerine
kaynaştıracak şeyleri konuşurdu. Onları
ürkütmez, kaçırmazdı. Her kavmin liderine
önem atfederdi; ikram ederdi..."
Torunu Hz.
Hasan (ra) ise Peygamberimiz (sav) için
şunları söylemiştir:
"Bakışları son derece
anlamlı idi... Mani kelimelerle (az sözle
çok mana ifade edecek şekilde) gayet güzel
ve veciz konuşurdu. Sözlerinde ne fazlalık
olurdu ve ne de eksiklik."
İleri gelen
kimselerle de sade vatandaşlarla da eşit
şekilde konuşurdu. Onlardan hiçbir şeyi
saklamazdı."
Ebu Zer (ra,)
Peygamberimiz (sav)'in sahabelerine karşı
sevgi dolu tavrını şöyle anlatmıştır:
"Bir gün
Peygamberimizin yanına gittim. Bir divanda
oturuyordu. Kalktı beni kucakladı. Bu
kucaklaması gerçekten pek içtendi."
Ebu Hüreyre (ra)
ise Hz. Muhammed (sav)'in insanlara karşı
son derece ince düşünceli ve insaniyetli
olan güzel tavrını şöyle tarif etmiştir:
"Allah
Resulü'nün elini birisi tuttuğunda o kişi
elini bırakmadıkça, Resulullah elini
çekmezdi. Kendisiyle konuşan herkese karşı
yüzünü döndürür, konuşan lafını bitirmeden
çehresini çevirmezdi."
Peygamberimiz
(sav), sahabelerinin rahatsızlıkları ile de
yakından ilgilenirdi. Zayıf olanların kilo
almaları, kilosu fazla olanların diyet
yapmalarını, yiyeceklerin faydalı olanlarını
seçmelerini tavsiye ederdi. Örneğin bazı
hastalıklarında, sahabelerine bal şerbeti
içmelerini tavsiye etmiştir.
Hz. Ebu
Hüreyre (ra)'nin anlattığına göre, bir gün
Ebu Hüreyre (ra) bayıldığında, Peygamberimiz
(sav) onu kendisi ayağa kaldırmış, evine
getirmiş ve aç olduğunu anlayarak ona ilk
önce süt içirmiştir. |