Küfür sözler
konusunda piyasadaki kitaplarda, küfür
olmayan sözlere de küfür damgası
basılmıştır. Şimdi bu sözleri inceleyelim:
* (Allah’ın oğlu gelse bu işi
yapamaz. Yürü Allah yürü, ye Allah ye, uyu
Allah uyu gibi sözleri söyleyen kâfir olur)
deniyor.
Allah’ın oğlu demek, Allah şunu yapamaz
demek elbette küfürdür. Fakat diğer sözlerin
küfürle hiç alakası yoktur. Çünkü bunu
söyleyen kimse, Allah yürür, Allah yer içer,
Allah uyur demek istemiyor. Yolun
uzunluğunu, bitip tükenmediğini bildirmek
için yürümekle bitmiyor demek istiyor.
Şarkılarda, türkülerde ve böyle sözler
arasında Allah ismini kullanmak doğru
değildir. Ama küfür de değildir. Küfrün ne
olduğu dinin dört delili ile sabittir. Bunun
dışında küfür olmaz. Bütün milleti kâfir
yapmak da çok tehlikelidir. Müslümana kâfir
diyenin kendisinin kâfir olacağı hadis-i
şerifle de bildirilmiştir.
* (En büyük Galatasaray, başka büyük
yok diyen kâfir olur) deniyor.
Bunun küfürle ne alakası var? Kendi
grubunda, yani futbolda en büyük demektir.
En büyük Türkiye gazetesi desek, başka büyük
yok desek, gazeteler içinde tirajı veya
kalitesi en büyük olan demektir. En büyük
TGRT demek de böyledir. Televizyonlar içinde
en kalitelisi demektir. Hâşâ Allah’tan büyük
anlamına gelmez. Zoraki böyle bir anlam
çıkarmak çok yanlıştır. Böyle sözlerle bütün
milleti kâfirlikle suçlamak ne kadar
yersizdir.
* (İslam dini akıl mantık dinidir
demek çok yanlış bir sözdür) deniyor.
Bu ifadeyi kullanmak ne kadar yanlıştır.
Kur’an-ı kerimin birçok yerinde (Akletmez
misiniz, aklınızı kullanmaz mısınız?)
gibi ifadeler çok geçer.
Peygamber efendimiz de buyuruyor ki:
(Kişinin dini, aklı ölçüsündedir. Aklı
olmayanın dini yoktur.) [Ebuşşeyh]
(İnsanı ayakta tutan aklıdır. Aklı
olmayanın dini de yoktur.) [Beyheki]
(Akıllı olmak, din işlerinde sevinç
kaynağıdır.) [İbni Asakir]
(Aklı doğru olmayanın dini de doğru
olmaz.) [Taberani]
(Kişi, ilmi ve aklı sayesinde kurtulur.)
[Deylemi]
(Akıllı kimse kurtuluşa ermiştir.) [Buhari]
(Akıl imandandır.) [Beyheki]
İslamiyet nakil dinidir ve selim akla
uygundur. Dinde aklın önemi büyüktür. Ancak
yalnız akla uyup, yalnız ona güvenip yanılan
kimseye felsefeci denir. Aklın erdiği
şeylerde ona güvenen, aklın ermediği
yanıldığı yerlerde, İslam ışığı altında akla
doğruyu gösteren büyük zatlara, İslam âlimi
denir. Akıl göz gibidir. İslamiyet de ışık
gibidir. Göz karanlıkta cisimleri göremez.
Görmesi için ışık gerekir. Bunun için Hz.
Ali, (Din, akıl ve görüş ile olsaydı,
mestin üstünü değil de altını meshetmek
gerekirdi) buyurmuştur.
* (Ne biçim kaderim varmış, alnımın
kara yazısı, adam ülkenin kaderini
değiştirdi demek insanı imandan çıkarır)
deniyor.
Halbuki İslam âlimleri, (Kaderin, hayırlısı,
şerlisi, iyisi, kötüsü, tatlısı, acısı, hep
Allahü teâlâdandır. Çünkü, kader, bildiği
şeyleri yaratmak demektir) buyuruyorlar. Bir
insanın başına kötü işler gelirse, (Kaderim
böyle imiş, veya bu alnımın kara yazısıdır,
ne kadar kötü kaderim varmış) demesinde
mahzur yoktur. Çünkü hayır şer Allah’tandır.
Fakat (Adam ülkenin kaderini değiştirdi)
demek yanlıştır. Allah’ın kaderini kimse
değiştiremez. (İntihar eden, Allah’ın
kaderini değiştirir) diyenler de vardır.
Bütün bunlar kaderi bilmeyen cahil
kimselerin sözleridir.
* (Sözde müslümanlar, “ibadet ile
Cennete girilmez, temiz kalb gerek, Allah
kalbe bakar” derler) diyerek böyle
kimselerin müslüman olmadığı söyleniyor.
Böyle söyleyen herkesi suçlamak yanlıştır.
Çünkü Peygamber efendimiz, (Hiç kimse,
ibadeti sebebi ile Cennete girmez)
buyurmaktadır. Çünkü yaptığımız bütün
ibadetler kabul olsa bile, bir gözümüzün
şükrünün karşılığı bile değildir. Cennete,
Allahü teâlânın lütfu ve ihsanı ile girilir.
Lütfa ve ihsana kavuşmak için, imanlı olmak
şart olduğu gibi, ibadete de ihtiyaç vardır.
Bir insan ne kadar çok ibadet ederse etsin,
ibadeti sebebiyle kendini mutlaka Cennetlik
olarak bilmemelidir. Kulun vazifesi ibadet
etmektir. Kur'an-ı kerimde mealen, (Ben
cin ve insanları yalnız bana ibadet etmeleri
için yarattım) buyuruluyor.
Temiz kalb gerek demekte de mahzur yoktur.
Çünkü Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Kalb bozuk olunca, bedenin işleri de
bozuk olur.) [Beyheki]
(Allah, sizin güzel suretlerinize,
mallarınıza bakmaz. Kalb ve amelinize
bakar.) [Müslim]
Allahü teâlâ kalblerde olan ihlasa ve Allah
korkusuna bakar. Amellerin, ibadetlerin
kabul edilmesi için, yani sevap verilmesi
için, hem şartlarına uygun olması, hem de
ihlas ile niyet edilmesi lazımdır. Yani
ibadetin kabul olması için, Allahü teâlânın
rızası için yapılması lazımdır.
* (Arşimet kanunu, Newton kanunu
demek imanı zedeler) deniyor.
Allahü teâlâ kâinatta çeşitli düzenler
yaratmıştır. Suya belli bir kaldırma gücü
vermiştir. Bunu bulana onun ismini vermenin
küfürle ilgisi olmaz. Suya kaldırma gücünü
Arşimet veriyor denmiyor ki. Bunun varlığını
Arşimet buldu deniyor.
* (Kur’an okumak çok zordur demek
bâtıl bir yaygaradır) deniyor.
Bilmeyene elbette zordur. Kimine yabancı
dil, kimine matematik zor gelir. Zora zor
demenin bâtılla, küfürle ne alakası vardır?
* (Hele şu namazımızı kılalım da,
rahat rahat çayımızı içelim diyenlerin
akıbetleri çok feci olur) deniyor.
Bu ne kadar da yanlış bir ifade? Adam,
namaza çok önem veriyor ki, (Önce şu
namazımızı kılalım, namazı geciktirme
endişesi ile çay içersek çayın tadını da
alamayız, hele namazı kılalım çayı nasıl
olsa içeriz) demek istiyor. Bu sözün neresi
kötü ki? Âlimlerimiz, namaza mani olan işte
hayır yoktur buyuruyorlar. Vakit girer
girmez, önce namazı kılmalı, ondan sonra
diğer işleri yapmalıdır.
* (İslam bir bütündür, tamamını alan
ancak müslümandır) deniyor.
Bu söz izaha muhtaçtır. İtikadda öyle ise de
amelde öyle değildir. "Ya, dinimizin bütün
emirlerini yapıp, bütün yasaklarından
kaçınmak veya hiçbirini yapmamak
gerektiğini" söylemek, "Ya hep, ya hiç"
demek çok yanlıştır. birkaç günah işliyorum
diye, diğer günahları da yapmak gerekmez.
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Bütün günahlara tevbe edip hepsinden kaçmak
büyük nimettir. Bu yapılamazsa, bazı
günahlara tevbe etmek de nimettir. Bunların
bereketiyle belki bütün günahlara tevbe
etmek nasip olur. "Bir şeyin bütünü ele
geçmez ise, hepsini de kaçırmamalı"
buyuruldu.
|