İslamiyette
Allah'a babalık ve oğul isnadı yapılamaz,
caiz de değildir. Çünkü bu ifade
Hristiyanların Hz. İsa' ya "Allah' ın oğlu"
demeleri ve Allah'a da "Baba" demeleri ile
bizim de dilimize geçmiş bir ifadedir. Böyle
bir sözü, bir Müslüman’ın söylemesi
düşünülmez. Çünkü mesele doğrudan doğruya
Allah’ın birliği ile alakalıdır.
Bir kere bütün babaları ve oğulları,
erkekleri ve kızları yaratan Allah’tır.
Yaratıcı, yaratılan olamaz. İslamî deyimle
Hâlık, mahluk olmaz. Böyle bir sözü ve
inancı kesin olarak Kur’an reddeder. İhlas
suresi Cenab-ı Allah'ı "O doğurmamış ve
doğurulmamıştır" şeklinde anlatır. Yani,
doğanlar ve doğurulanlar Yaratıcı ve Allah
olamaz.
En’am Suresi’nde de, "O gökleri ve yeri
yoktan ve benzersiz şekilde yaratandır.
O’nun eşi olmaksızın çocuğu nasıl olur? Her
şeyi O yaratmıştır, O her şeyi hakkıyla
bilir." (6:101)
"Yahudiler, 'Üzeyir Allah’ın oğludur'
dediler. Hıristiyanlar da ‘Mesih Allah’ın
oğludur’ dediler. Bu onların kendi
ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir ki,
kendilerinden önce kâfir olanların sözlerine
benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl
da saptırılıyorlar." (Tövbe, 9:30)
Hıristiyanlar, Mesih İsa’ya "Allah’ın
oğludur" demekle kalmadılar, daha da ileri
giderek yine Kur’an anlatımıyla, "
'Allah, Meryem oğlu Mesih’in kendisidir'
diyenler de kâfir oldular, Allah üçün
üçüncüsüdür' diyenler de kâfir oldular."
(Maide, 5:72-73)
Bu yanlış inancı, Kur’an aynı âyette
düzeltir ve "Oysa tek bir Yaratıcı’dan başka
hiçbir tanrı yoktur” der.
Yabancı filmlerdeki sözler olduğu gibi
tercüme ederek söylendiği ve bazı eski Türk
filmlerinde düşünülmeden bilinçsizce
kullanıldığı için bu batıl inanç ve ifade,
dilimize bu filmler ve içimizdeki Rum ve
Ermeni vatandaşların kanalıyla geçmiştir.
Böyle bir sözü söylemek –Allah korusun–
insanı inançsızlığa ve küfre götürür.
Farkına varmadan, sözün nereye gittiğini,
nasıl bir sonuç doğurduğunu bilmeden
söyleyenler, meseleyi fark eder etmez,
yanlışını anlar anlamaz, tövbe istiğfar
eder, Allah’tan af ve mağfiret dilerlerse,
inşaallah Allah affeder. Fakat anlamını
bilerek söyleyen, "Ne yapalım, bir defa dil
alışkanlığıdır" diyenler, imanlarını
tehlikeye atacak kadar uçurumun kenarında
olurlar. |