Namaz kılmayan
bir kimseyi küfür ve şirkle itham etmek
yerine ona, namazın manasını ve mahiyetini
tatlı bir sohbet havası içinde açıklamak
gerekir. İnsanın namaz kıldığı takdirde
kendisini yoktan var eden Yaratıcısının
huzuruna çıktığı, Onunla doğrudan muhatap
olduğu, Cenab-ı Hakkın rızasına ancak namaz
kılmakla erişileceği kendisine
anlatılmalıdır. Peygamber Efendimiz,
Sahabe-i Kiram ve diğer büyük zatlar da
insanları hep yumuşaklıkla, güzel muamele
ile, ibadete teşvik etmişler, onları ürkütüp
korkutmadan uzak durmuşlardır.
Namaz kılmak, imandan sonra gelen en büyük
hakikattir. Bundan dolayıdır ki, Kur’an-ı
Kerimde yüze yakın yerde namazdan
bahsedilmektedir. Hiçbir ibadete bu kadar
ehemmiyet verilmemiştir. Çünkü namaz,
mü’minin Rabbiyle olan en yakın
münasebetidir. Namaz kılmayan insan bu
münasebeti zayıflatmış, kendisini nefis ve
şeytan gibi düşmanların arasına atmış olur
ki, asıl büyük tehlike budur.
Namazla ilgi bütün ayetler, hep insanları
namaza teşvik ederler. Bu konuda bazı ayet
mealleri: "O mü’minler ki, gayba iman
ederler, namazlarını kılarlar", “Namaz ancak
Allah‘tan hakkıyla korkanlara ağır gelmez”,
“Mü‘minler namazlarını muhafaza ederler”,
“Namaz insanı kötülüklerden ve kötü
sözlerden alıkoyar”, "Benim mü’min kullarıma
söyle, namazlarını kılsınlar."
Hadis-i şeriflerde de aynı hususları
görmemiz mümkündür. Namazla ilgili hadisleri
gözden geçirdiğimizde, hep namaz kılmanın
fazilet ve sevabından bahsedildiğini
göreceğiz. Fakat ”İnsan ile şirk ve küfür
arasında namazı terk etmek vardır“,
“Münafıklarla bizim aramızdaki ahid
namazdır” mealindeki hadislerdeki tehditler,
“namazın farz olduğunu inkar eden, yahut
namaz kılmamayı helal sayan” kimseler
içindir. Yoksa, namazı Allah’ın emri kabul
eden ama kılmakta tenbellik gösteren insan
için şirk ve nifak söz konusu olamaz.
İbni Abidin ise Reddü’l-Muhtar isimli
eserinde namaz bahsinin baş taraflarında,
“Namazın farziyetini inkar eden kafir olur.
Umursamayarak, yani tembelliğinden dolayı
kasten terk eden kimse ise günahkar olur”
demektedir.
Yani namaz kılmamak büyük günahlardandır.
Büyük günahları işleyenin kafir olacağını
sadece batıl bir mezhep olan Mutezile
mensupları söylerler. Fakat devamlı sûrette
namaz kılmayan insanın imanının da zamanla
bir takım tehlikelere maruz kalabileceği
gözden ırak tutulmamalıdır. |